MySpace Layouts

MySpace Layouts

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws
SIIR - Düşmanlarım beni tüm zamanların açlarının çehresinde tek tek görmüyorlarsa çoktan ölmüşlerdir. - Blogcu



« Önceki |

5/2/2007

SAVAŞIN EFENDİLERİ

gelin bakalım savaşın efendileri
siz büyük silahlar yapan
ölüm uçakları inşa eden
bütün bombaları yapan
duvarların arkasında saklanan
masalarının gerisinde saklananlar

maskelerinizin arkasında sizi görebildiğimi bilmenizi istiyorum.
siz yok etmek haricinde asla hiçbir şey yapmamış olanlar
siz oyuncağınızmış gibi benim dünyamla oynayanlar
elime bir silah verip sonra gözlerimden saklananlar
ve sonra dönüp en hızlı kurşunlardan koşarak kaçanlar

judas gibi yalan söyleyerek ihanet edenler
inanmamı istiyorsunuz ama bir dünya savaşı kazanılamaz.
damarımdan akan suyu gördüğüm gibi
sizin gözlerinizden görüp beyninizi okuyorum



siz diğerlerinin ateşlemesi için tetikleri çekenler
sonra koltuklarına kurulup ölüm sayısının artmasını seyredenler
genç insanların vücutlarından kan fışkırıp çamurun içine gömülürken
malikanelerinde saklananlar

siz var olabilecek en kötü korkuyu üzerimize salanlar
dünyaya bir bebek getirme korkusunu
doğmamış ve ismi konmamış bebeğimi tehdit ettiniz
damarlarınızda akan kanı hak etmiyorsunuz.

böyle haybeden konuşabilecek ne biliyorum ki
genç olduğumu daha bir şey bilmediğimi söyleyebilirsiniz
ama bildiğim tek bir şey var sizden genç olmama rağmen
isa bile yaptığınızı asla bağışlamayacak.

durun size bir soru sorayım; paranız bu kadar iyi mi?
size bağışlanmayı satın alabilecek mi? alabileceğini mi düşünüyorsunuz?
cenazenizin ölüm çanları çalarken anlayacaksınız
kazandığınız onca para ile ruhunuzu asla geri satın alamayacaksınız.

ve umarım ölürsünüz ve ölümünüz yakın olur
soluk bir öğle sonrasında tabutunuzu seyredeceğim
ve mezarınıza indirilirken sizi izleyeceğim
ve öldüğünüzden emin olana kadar mezarınızın üzerinde duracağım.

BOB DYLAN

3/2/2007

SENA

Sena Adı Sena Haydali, yaşı 16
Ömrünün genç kızlığının baharında
Ölümü yaşamaya, zulüm altında şerefsizce yaşamaya
Tercih etmiş inkılapçı mücahide
Kuşanarak ölüme rest çeken nefesiyle
Tonlarca bombayı Yahudi beynine sokan
Eylemi omuzlarında taşıyan Güneyin gelini Sena
Günlerce içini yakıp kavuran
O gizli alevin sırrını tutuşarak birazdan
Açıkladı tüm dünyaya korkmadan
Gelinliğini giydi bombayla sarmaş dolaş
Bir deprem kuşatmasına hazırlandı
Her biri öfke kesilmiş dinamitlerle
Zulmün defterini dürmeye
Ateş dolu göğsüyle Sena
Bir yangın yerine çevirdi Yahudi konvoyunu
Bir ateşten rüzgar estirdi
Gösterdi dünyaya
İşte böyle cehennemler konur
Kahpe Yahudi’nin ayakları altına
Şahadetle evlendin Sena
Kaç milyar insan izledi düğününü
Dillere destan
Son kez zafer işaretiyle el salladın bize
Ve yakıp kül ettin fitili
Ateşledin bombaların gürültüsünde
İşgalcileri yerle bir ettin
Şerefsizce yaşamaya
Onurlu ölmeyi tercih ettin
Kan ağlamadı annen
Baban başı dik dolaşıyor
Güney Lübnan sokaklarında
Tüm parmaklar onu gösteriyor
Seni yaşatacak, sana gıpta eden
Müminler kaldı arkanda
Bizim vuslatımız hangi mevsime kaldı Sena
İşte bir gerilla gibi devrildin hüzünlerimize
Geçmesin diye günlerimiz
Böyle bitkin, böyle ümitsiz, böyle çaresiz
Bizim vuslatımız hangi mevsime kaldı Sena


BÜNYAMİN DOĞRUER

3/2/2007

NUVEYBA

Nuveyba
Öfkemin hançerine su ver sen
kalkalim bir seher vakti Nuveyba
isgal edilmis topraklarimiz üstüne
günes dogmadan önce
her tasin dibine bir yildiz gömmüsler
su denizden hala kirbaç sesi gelir
atlilari en son ne zaman görmüstün Nuveyba
*****
ne zaman öpmüstün ayagini Selahaddin’in
kol kirilir yen içinde kalir
ya bas koparsa Nuveyba
bu gövde bir düserse yere ya
kan tutar daglari, atom santrallerini
yer yüzünü ve umutlari sel alir
geriye andin, askin ve adin kaldi
andini çocuklar içti Nuveyba
******
askin yüreklere düstü
adin cellatlarin kirli elinde
Filistin askisina dönüstü
kan akacak bu topraklarda kan
kendileri benimkini
demirden atlari seninkini icecek
bir can düsecek topraga
Sabra
bir can kalkacak.
Ramallah’ta tarlalara çocuk ektik Nuveyba
taslariyla ebabiller dönüstü tomurcuga
güz ekinidir bilirsin verirse Mevla
yüreklerin buz kestigi bir mevsimin ardindan
her bir çiçek kesebilir çocuga
sihirbazin çiragini hatirlarsin Nuveyba
o hendekte hala tüter annelerin sarkisi
o gün bu gün hala utanir günes
adin ates, andin ates, askin ates.

 

MUSTAFA İSLAMOĞLU

3/2/2007

JAZZ

Bu vapuru kaçirirsam beni belki de cinnet basar
belki kanser olurum bu yil sinifta kalirsam
nöbette uyursam eger kitaplarimi yakarlar
etimde sirpençe çikar bu kizi alamazsam
bu isi bitiremezsem sehirden beni kovarlar
izin kagidim yanar konusacak olursam
bu senet bankalar kapanmadan
ruhumun rengini kapatmayacak olursa
ölür kuyuya düsen çocuk
çocugun mercan saati çatlar mutlaka
kosup haber vermeliyim
yetkili memura
bahar geliyor, ilerliyor yeminler
alnimi kapip getirmeliyim
denizi karsilamaya
kirlangicin kanadindaki kezzap
leylakta sikisan buhar için
nabzimi bulmaliyim nerede bulacaksam
nabzimi çünkü ben kasadan fis alarak
yagmuru, selvileri zor durumda biraktim
benim yongalarimdan yapildi bu çelenkler
ben papatyalari simartmadim diye oldu
Mata Hari'ler casus, Al Capone'lar gangster
inmem gerek gözbebeklerimin altina
beynimin ortasina büzülmeliyim
genseyip kimildayabilirim oradan sonra
dum di dum
duridum dubida
kendi kalbimle zamanim arasindaki sarkaç
püskürtüyor beni dünyaya
birakiyorum zerreciklerime kadar emsin beni
Atlantik ve Pasifik ve bes kita
kosmam gerek
yetismem gerek yazgima
tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
esenlemem, kargislamam, irkitmem gerek niçin
niçin, niçin, niçin
kuyuya düsen çocuk niçin ölmesin

İSMET ÖZEL

22/1/2007

KERBELA SEVGİLİM

hadi git bakalım

o eski şarkıda ki kız gibi

firavunların kollarına at kendini

ibrahim'in yarasını deş

hadi git bakalım

sancağın düştüğü yere git

şarap iç

gül ve oyna

HAKAN ALBAYRAK

22/1/2007

KANA

 

 

Çöpü çek çöpe sığ çek kartını !
Aynı masa
aylaklıkla geçilen eşiklerden kalıyor
kısa olan yalnızca senin
çöpü çek kartını çek
tanımlan.
                      

Paketten fiyonktan geçilmiyor sesim
kapıma yine de dayanıyorlar
ne garip.
.aka         ik sat        sayfa
       dem          ırlar           larf   alan
!SAVRULUYOR
boşa çekiyor düşen bir bomba

 

BURAK YILDIRIM

22/1/2007

LEH

 Avurtlarımız kabarır.
Kelimeler taşkın adamlarla sırıtarak
mahsus adımlarlarla gelir
mahsus gülmeyiz
mahsustan yazılan adımız
mahsustan silinecektir 

               

Anlamayız
lakırtılar nasılsa bulamazmıştı bizi
ancak alkışlar altında soluyan
bizi anlasak da sıyırıp geçermişti
dümen, oyunlar bizi.

 

BURAK YILDIRIM

22/1/2007

KAPILAR ÖNÜNDE MÜMKÜN VE GÜZEL

O rüzgar penceremi yumuyor
ve sesler
toza batan yüzüm onu tanımayacaklar
fısıltılar altında mecalsiz
ellerimi hırpalıyor rüzgar
bekleyen koyu bir harf gibi
durulan bir harf gibi koyu
ellerim
koyulaşıyor yağmur yağınca.

İşte!
ince,ışıklı,kırık
çizgileri insanların.
Birşey oldu, Ömer!
kendilerine çarpıyor
çınlıyor, çınlıyor, çınlıyorlar.

 

BURAK YILDIRIM YİTİK KELİMELER YAZARI.

20/1/2007

BARBARLARI BEKLERKEN

neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?
bugün barbarlar geliyormuş buraya
neden hiç kıpırtı yok senatoda?
senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?
çünkü barbarlar geliyormuş bugün
senatörler neden yasa yapsınlar?
barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlara yapacaklar.
neden öyle erken kalkmış imparatorumuz?
şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
başında tacı, törene hazır?
çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz
bir de kocaman ferman hazırlatmış
ona rütbeler, ünvanlar bağışlayan.
iki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
neden böyle yakut bilezikler parlak
görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
ellerinde neden böyle altın,
gümüş kakmalı asalar var?
çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.
ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
neden her zamanki gibi söylev çekmiyorlar?
çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onlar pek aldırmazmış güzel sözlere.
nedir bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
(nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,
neden herkes dalgın dönüyor evine?
çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.
ve sınır boyundan dönen habercilere göre,
barbarlar diye kimseler yokmuş artık.
peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.
 
KONSTANTİN KAVAFİS